Eline silah alıp plan yaparak insan öldüren biri “çocuk” değildir. Faildir. Katildir.
Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda yaşanan son katliamda, henüz 14 yaşındaki bir öğrenci; çantasına doldurduğu silahlarla sınıfa girip yaşıtlarını ve öğretmenini hedef aldı. Çocuklar camlardan atlayarak canlarını kurtarmaya çalıştı. Bu bir “anlık öfke” değil, açık bir planlı saldırıdır.
Daha bunun şoku geçmeden, bir gün önce Şanlıurfa’da başka bir okulda silahlı saldırı yaşandı. 16 kişi yaralandı. Ve bu sadece iki günün bilançosu.
Peki biz hâlâ neyi tartışıyoruz?
“Yaşı küçük” mü?
“Psikolojisi bozuk” mu?
“Çocuktu, hata yaptı” mı?
Hayır.
Bir insan, bir çocuğun gözünün içine bakarak tetiğe basabiliyorsa; orada yaş tartışması bitmiştir. Çünkü o zihniyet, geri dönüş çizgisini çoktan geçmiştir.
Asıl Sorun: Sistematik Çöküş
Bu olaylar münferit değil. Zincirin halkaları:
- Okullarda güvenlik yok
- Silaha erişim bu kadar kolay olmamalı
- Aile denetimi çökmüş
- Eğitim sistemi çocuk yetiştirmiyor, sadece sınav hazırlıyor
Saldırganın, babasına ait birden fazla silahı çantasına koyup okula girebilmesi başlı başına bir skandaldır.
Bu sadece bir bireyin değil, bir sistemin suçudur. En Tehlikeli Yanlış: Merhameti Yanlış Yerde Aramak
Toplum olarak en büyük hatayı burada yapıyoruz:
Masum ile faili aynı cümlede tartıyoruz.
Bir çocuk öldürülmüş.
Karşısındaki için hâlâ “ama o da çocuk” diyen bir anlayış var.
Hayır.
O artık mağdur değil, tehdittir.
Merhamet, öldürülen çocuklar için olur. Hayatları yarım kalanlar için olur. Okul diye girdikleri yerde can verenler için olur.
Fail için değil.
Okullar Artık Güvenli Değilse…
En ağır soru şu:
Bir çocuk sabah “okula gidiyorum” deyip akşam tabutla dönüyorsa, orada devlet de, sistem de, toplum da sınıfta kalmıştır.
Okul dediğimiz yer artık sadece eğitim kurumu değil, güvenlik meselesidir. Ve bu mesele artık ertelenemez.
Bu ülke, çocuk mezarları üzerinden “empati tartışması” yapacak bir yer değil.
Birileri hâlâ yaşa bakıyorsa, biz sonuçlara bakıyoruz:
Toprak altındaki çocuklara.
Ve açık konuşalım:
Bu suçların tek bir karşılığı vardır—
En ağır ceza.